"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

1 milyon, 4.5 milyon

“BİR Millet uyanıyor” testi yapıyoruz.<br><br>Yapacağımız iş basit.<br><br>Dün Kahire’nin “Tahrir” meydanındaki kalabalığı gösteren fotoğrafları alacağız.

Yanına 2007 yılında İstanbul, Ankara veya İzmir’de yapılan “Cumhuriyet” mitinglerinden herhangi birinin fotoğrafını koyacağız.
Kahire’dekinin adı ne?
“1 milyon insan yürüyüşü.”
Bizdekinin adı neydi?
“Cumhuriyet mitingi.”
Sizce hangisi daha kalabalıktı.
Hiç şüphesiz, İstanbul’daki, Ankara’daki, İzmir’deki...
Yani, dün Kahire’de yapılan “1 milyon insan yürüyüşüne” katılan insan sayısı 1 milyonsa; İstanbul’daki   1.5 milyondu.
* * *
-  Şimdi, fotoğrafların yanına “Mısır” ve “Türkiye” yazıp, matematiğe vuruyoruz.
Türkiye’deki “Milyon insan yürüyüşleri” eşittir: Dört çarpı “Mısır’daki milyon insan yürüyüşü” eder.
Öyleyse bu iki fotoğraf arasındaki fark nedir?
88 yıllık bir Cumhuriyet ve 60 yıllık bir çok partili hayat.
Fark, bir demokrasi kültürüdür.
Bir; çok partili hayat farkıdır.
Dün söyledim, bugün de tekrarlıyorum.
Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kıymetini bilelim. Hepimiz bilelim. AK Partilimiz de, CHP’li, MHP’li, BDP’li veya öteki de... Hepimiz.
* * *
-  İki fotoğrafa bakmaya devam ediyoruz.
Ne diyor Kahire’deki “1 milyon insan”:
“Mübarek gitsin...”
Başbakanımız ne diyor Mübarek’e:
“Bizler faniyiz. Onun için halkın haykırışına kulak ver.”
Halkın haykırışı dediğimiz şey “Bir milyon insanın ayak sesi.”
Mısır’da “Bir milyon insanın” haykırışının mesajı buysa, Türkiye’de bir buçuk milyon çarpı üçün mesajı ne oluyordu?
“Ergenekon davası...”
Oldu mu şimdi?
* * *
-  Bütün dünya, Mısır’da yürüyen 1 milyon kişinin mesajını destekliyor.
Ben de destekliyorum. Eminim, siz de destekliyorsunuz.
Çünkü o mesaj, 30 yıllık bir diktatöre yollanıyor.
Ama Türkiye’de 4.5 milyon insan yürüdüğü zaman kimse, iktidarın devrilmesini beklemiyor.
Beklemiyor çünkü herkes biliyor ve kabul ediyor ki; iktidarın devrilme yeri “sandık”tır...
Demokratik ülkelerde 4.5 milyon insan yürüyüşü sadece bir “hak”tır. Ama sandığın işlemediği, muhalif sesin ve basının susturulduğu ülkelerde “1 milyon insan yürüyüşü” ihkak-ı hakka dönüşür.
İki fotoğraf arasındaki fark işte budur.
Yani “demokratla”, “diktatör” arasındaki fark.
* * *
-  Ey Türk siyasetçisi; ey muktedir;
Ey muktediri destekleyen aydın;
Ey hepimiz;
88 yıl önce kurduğumuz Cumhuriyet’in, 60 yıldır hep birlikte sürdürdüğümüz çok partili hayatın kıymetini iyi bilelim.
Bu rejimi, bu hukuk devletini; bu yargıyı, sırf kendimizi koruyacağız, sırf muhalefeti ortadan kaldıracağız diye orasından burasından iğdiş etmeyelim.
Yargıyla oynamayalım. Muhalif sesi susturmaya, sindirmeye, bastırmaya çalışmayalım.
Diktatörlük hevesine kapılmayalım.
* * *
-  Bu devirde kimse padişah değil;
Bu devirde diktatörü, adaletsizi, vicdansızı, kendi tayin ettiği adamlar da kurtaramıyor.
İki fotoğrafa bakın ve bir “siyasi ikbal falı” açın.
Her diktatör bir gün bunu mutlaka tadacak.
X