Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

1.3 katrilyonluk suda vergi fırtınası koptu

BELEDİYELERE kaynak oluşturmak için ambalajlı suya ek vergi getirmeye hazırlanan hükümet, yıllık hacmi 1.3 katrilyon lirayı bulan ambalajlı su pazarında, üretici firmaların tepkisiyle karşılaştı.

‘Ambalajlı suya, rakı muamelesi’ yapıldığını savunan firmalar, vergi yüklerini artıracak bu tasarının yasallaşmaması için çalışıyor.

HÜKÜMET’in hazırladığı Belediye Gelirleri Yasa Tasarısı, yıllık hacmi 1.3 katrilyon lirayı bulan ambalajlı su pazarında, bir anda fırtına kopardı. Hazırlanan yasa tasarısıyla, belediyelere ödedikleri harçlarda 2 bin kata varan artışların yaşanacağını savunan üretici firmalar şimdi, ‘Ambalajlı suya, rakı muamelesi’ yapıldığını gerekçe göstererek, vergi yüklerini cirolarının yüzde 33’üne ulaştıracak bu tasarıya karşı çıkıyor.

Yılda 6.2 milyar litre suyun satıldığı sektörde, birbirleriyle kıyasıya rekabet eden üretici firmalar, iş vergiye gelince anında birbirleriyle kenetlendi. Nestle, Pınar, Erikli, Lido, Dağdelen gibi sektörün önde gelen firmaları, Kaynak Suyu Vergisi’nin tasarıdan çıkartılması için, ortak mücadele kararı aldı.

30 TRİLYONLUK KAYNAK:

Arkadaşımız Ayşegül Akyarlı Güven’in yaptığı araştırmaya göre, yılda 6.2 milyar litre suyun tüketildiği Türkiye’de, tüketilen bu suyun 5 milyar litrelik kısmını 19 litrelik damacanalar oluşturuyor. 1.2 milyar litre de küçük ambalajlarda su satılıyor. Bunun sonucunda, şişe başına yüzde 30’a ulaşan oranlarda uygulanacak olan yeni Su Vergisi’nin yasallaşması halinde, belediyelere 15 trilyon lirası damacanalardan olmak üzere, yılda toplam 30 trilyon lirayı bulan ek bir kaynağın oluşması sağlanacak. 200’e yakın firmanın yoğun rekabet yaşadığı pazardan en büyük payı Erikli alıyor. Erikli’yi, Pınar, Danone, Nestle, Lido ve Saka izliyor. Ayrıca, Turkuaz, Aquafine, Dağdelen, Sırma, Flora, Hamidiye’de sektörde öne çıkan firmalar arasında yer alıyor.

FİYATA 4 KAT YANSIR:

Üretici firmalara göre, ortalama 3 milyon 500 bin liradan tüketiciye ulaşan bir damacana suyun dolum tesislerinden çıkış fiyatı, 400 bin ile 900 nin lira arasında değişiyor. Fabrika çıkışı 900 bin lira olan bir ürüne ortalama 600 bin lira nakliye bedeli eklenerek, ana bayiye gönderiliyor. Ana bayi’de, ortalama 400 bin lira olan payını ekledikten sonra, ürünü son dağıtım şirketine devrediyor. Bu dağıtım şirketleri de su bedelinin yüzde 50’sini bulan payını ekledikten sonra, ürünün evlere kadar ulaşmasını sağlıyor. Üretici firmalar, hükümetin ilk önce ambalajlı suları temel gıda maddesi kapsamına sokarak, KDV oranını yüzde 18’den 8’e düşürdüğüne dikkat çekerek, ‘Hazırlanan yeni tasarıyla hükümet şimdi kendi kendine çelişkiye düşüyor. Üretim aşamasında hiç bir fonksiyonu bulunmayan belediyelere harç ödemek istemediğimiz için şimdi bu harcı vergiye dönüştürmeye çalışıyorlar’ diye tepki gösteriyorlar.

Suya rakı muamelesi

ERİKLİ
Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Aslanoba, ‘Kanun bu haliyle yasalaşırsa kötü iyiyi kovacak. Vergiden sonra Rakı’da yaşanan sorunlar şimdi suya da kayacak. Merdiven altı üretim hortlayacak. Hem günde 2 litre su tüketin deniyor. Hem de suya rakı muamelesi yapılarak, bazı belediyelere ek kaynak yaratılmaya çalışılıyor’ dedi.

Uygulama eşitliğe aykırı

VERGİNİN
sadece su firmalarına uygulanmasının adil olmadığını söyleyen Dağdelen Su Genel Müdürü İsmail Özdemir, ‘Yeni verginin tüm ambalajlı içecek pazarında sadece su üreticilerini kapsaması, tasarıyı eşitlik ilkesine aykırı hale getiriyor. Aynı yatırım ve tesislerde üretilmesine karşın, sadece suya vergi getirilmesi düşündürüyor’ dedi.

İhracat da etkilenir

PINAR
Su Genel Müdürü Ahmet Atay, yeni vergi uygulamasının sektörde ihracatı da etkileyeceğini söyleyerek, ‘Verginin getireceği yük, iç pazarda fiyata yansıtılabilir. Ancak, ihracatta fiyata yansıtırsak fiyat açısından rekabet şansımız ortadan kalkar. İhracat dezavantaja dönüşür’ dedi.

Belediyeler arasında eşitsizlik yaratacak

AMBALAJLI
su üreticisi firmaların ağırlıklı olarak İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir ve Adana’da yoğunlaştığına dikkat çeken Lido’nun Genel Müdürü Halil Suner, ‘Firmalar zaten Kurumlar Vergisi ve KDV ödüyor. Ayrıca İl Özel İdareleri’ne de kira veriliyor. Belediyeler de bu kiralardan paylarını alıyor. Yeni tasarı yasallaştığı taktirde, ambalajlı su üretimi yapılan belediyelerle yapılmayanlar arasında eşitsizlik oluşacak. Suyun musluğu sadece 20 belediye akacak’ dedi.

Yeni ortağımız belediyeler

TASARININ
yasallaşması durumunda, belediyelerin ambalajlı su üreticisi firmaların yeni ortağı olacağını savunan Su Sanayicileri Derneği (SUSADER) Başkanı Rüştü Çoban, ‘Bu da firmaların büyümesini engelleyecek. Cirosunun yüzde 30’unu belediylerle paylaşmak zorunda kalacak olan firmalar kepenk indirmese bile yatırımlarını durduracak’ dedi.

İsviçreliler tedirgin oldu

NESTLE
Türkiye Genel Müdürü Guy Bani, ‘Türkiye yabancı yatırımcı için vazgeçilmez bir pazar. Ancak, bu tarz süprizlerle karşılaşınca elimiz kolumuz bağlanıyor. Bu vergi, tüm üreticileri büyük bir finansal sorun içine sokacak. Uluslararası bir şirket olarak Türkiye pazarında kalıcı olmak istiyoruz. Ancak, bu uygulama, hem karlılığımızı hem de yatırım gücümüzü etkileyecek. Uzun dönem için plan yapmamızı engelleyecek’ dedi.
X